Pages

Subscribe:

Ads 468x60px

Labels

müzik dinleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik dinleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2014 Pazartesi

Yapay Zeka – İnsana Karşı: Mastering Konuları


Şarkınızın otomatik olarak mastering sürecinden geçmesini ister miydiniz?

Hem de Cubase türü yazılımların sahip olduğu multiband compressors ve loudness maximizers gibilerinden oluşan klasik mastering paketleri değil, şarkınızı hissederek ona uygun bir kombinasyon üreten bir formüle sahip yeni bir yöntemi dener misiniz?

MixGenius bu gayeyle yola çıkmış ve ilk online mastering stüdyosunu kurmuş… Buyurun göz atın, deneyin, burada da sonuçlarını paylaşın!

İşte link; https://www.landr.com/en

MixGenius firmasının geçtiğimiz yıl faaliyete geçirdiği LANDR, bulut bazlı bir mastering algoritması sunuyor. Şarkınızı internet üzerinden sistemlerine yüklüyorsunuz ve yazılım sizin için şarkınızı “master”lıyor. Evet, hem de firmanın iddiasına göre klasik bir kompres/limiter sürecinden ibaret olarak işlemeyen, şarkının ruhuna uygun olarak mastering yorumu yapabilen bir “akıl küpü” bu LANDR…

Queen Mary Üniversitesi’nden Stuart Mansbridge ve MixGenius CEO’su Pascal Pilon, yıllar süren araştırmaları neticesinde bu işe girişmeyi uygun bulmuş ve DiY (Do it Yourself) müzisyenlerinin ilk aşamada uzak durdukları maliyet olarak algılanan mastering olayına optimal bir çözüm geliştirmişler.

Bildiğiniz gibi amatör müzisyenlerin neredeyse %95’i şarkıları için “mastering”i es geçmeyi tercih ediyorlar çünkü böylesi bir maliyet bile onlar için fazlalık olarak görülmekte. Halbuki günümüz müzik endüstrisinde cilalanmış ve yüksek kaliteli olarak tüketimimize sunulan müzik ürünlerinin hepsinin nihai halleri ancak ve ancak sağlam mastering süreçlerinden geçmeleri ile oluşabilmekte.

Montreal – Kanada’da düzenlenen Dijital Müzik Konferansı’nda konuşan şirket yetkilisi Justin Evans, şunları vurguluyor; “stereo çıkışlı şarkınızı internet üzerinden sitemize yüklediğinizde bulut ‘database’imiz sayesinde şarkınızı tür, tarz, müzik frekansları ve benzeri filtrelerden geçirerek en uygun mastering yöntemini belirliyoruz. Yani bunu bir mastering mühendisinin yapabileceği şekilde fakat otomatik olarak gerçekleştiriyoruz”.


Burada altını çizdikleri bir nokta var; ses mühendisliği yapan ve sizin şarkınızı “master”laması muhtemel olan bir insanın müzik bilgi birikiminden çok daha zengin bir analiz kabiliyetine sahip olunduğu! Yani makinenin insanın yorum gücünü alt edeceği vurgusu artık “mastering”e de işledi…

Olayın felsefi tartışma boyutu burada yatıyor, acaba “mastering”le uğraşan ses mühendisleri yok mu olacak?

 Benim şahsi düşüncem ikisinin farklı kesimlere hitap ederek devam edecekleri. Sanatsal faaliyet yürütüldüğü müddetçe insan unsurunun yok olması bence zor fakat yapay zekânın bu alandaki mevcudiyeti de giderek artacaktır. Ben havadisleri sizinle paylaşma niyetindeyim. İlgilenen varsa yorumlarınızı burada paylaşarak konuyu derinleştirebilirsiniz.


Gelelim işin fiyatlandırma aşamasına… MixGenius, hem sisteminin nasıl çalıştığını daha iyi vurgulamak, hem database’ini geliştirmek, hem de müşteri çekmek için şarkıların “master”lanmış Mp3 hallerini ücretsiz olarak kullanıcılarına sunuyor. Bu format aslında pek çok online platform için yeterli olabilmekte, amatör düzeydeki kullanıcılar için önemli bir fırsat. Bunun dışında aylık 9$, 19$ ve 29$ şeklinde değişen iki abonelik biçiminde şarkıların sıkıştırılmamış formattaki “master”lanmış hallerini sizlere veriyor LANDR.


NOT: Bu arada şarkınızı yüklemeden önce LANDR FAQ kısmını bir incelemenizde fayda var. Daha iyi sonuç almak için bazı kriterleri sağladıktan sonra şarkınızı yüklemeniz tavsiye ediliyor.

5 Aralık 2014 Cuma

“Youtube Music Key” Dönemi Başladı




Daha önceki yazılarda bahsettiğim, müzik dünyasında yoğun tartışmalara yol açan Youtube’un müzik servisi hayata geçirildi.

Geçtiğimiz aylarda düşük “royalty” ödemeleri ve Youtube’un taviz vermez katı tutumu gibi nedenlerle başta bağımsız müzik örgütlenmeleri olmak üzere, müzik endüstrisinde yer alan pek çok diğer kuruluş tarafından eleştirilen bu yeni streaming servisi, 7 ülkede deneme yayınına başladı. (Bu konudaki tartışmalara dair şu yazıma göz atmak isterseniz, buyurun işte link: http://citizenofmusic.blogspot.com.tr/2014/05/youtube-muzik-isine-giriyor.html )

Esasında “Google tarafından satın alınan Youtube üzerinden yeni bir müzik platformuna ihtiyaç var mıydı?” sorusuyla giriş yapılabilir konuya. Çünkü hâlihazırda Google Play Music (All Access) üyeliğiyle müzik dinleyebiliyorsunuz. Youtube eski işlevinde kalsaydı, yani videolarla bizi oyalamaya devam etseydi olmaz mıydı?

Bu konuda daha önce Youtube yetkililerinin yaptıkları açıklamalara bakıldığında işin püf noktasına erişilebiliyor. Onlara göre dünya üzerinde müzik dinleme oranlarının %70’e yakını Youtube üzerinden gerçekleştirilmekteymiş. Bu durumda gözleri parlayan yetkililer neden bu mecraya da atlamasınlar ki ama değil mi?

Ayrıca Google Play Music platformunun Spotify vb diğer muadilleriyle küresel rekabette geri planda kaldığı herkes tarafından aşikâr. Bu durumda Google, müzik endüstrisinde de kendisini göstermek adına Youtube tekeline sarılmaya karar verdi. Yukarıda değinildiği gibi, var olan diğer müzik dinleme platformlarının aksine çok daha düşük geri ödeme oranları belirleyen ve bunları aleni olarak müzik yapım şirketleri ve onların uluslararası distribütörlerine dayatan Youtube bakalım bu alanda “başarılı” olacak mı?..


Daha ülkemizde uygulamaya geçmeyen Youtube Music Key, şimdilik sadece 7 ülkede (ABD, İngiltere, İtalya, İspanya, Portekiz, Finlandiya ve İrlanda) ve davetiyeyle üyelik kabul eden bir deneme sürecinde. Bu dönemi güncellemeler ve yamalarla tamamladıktan sonra dünya çapında hayata geçirilecektir. Google Play Music & Youtube Music Key ikilemini, birine tam üye olanın diğerine de erişim hakkına sahip olması şeklinde bir çözüme kavuşturmuşlar ki benim düşüncem zaman içinde ikisinden birisinin ortadan kaldırılacağı.

İlk dikkat çeken nokta, Youtube’un mobil aplikasyonlarındaki video izlemeden sadece müzik dinleyebilme imkânının getirilmiş olması. Yani artık siz beğendiğiniz grubun official müzik videosunu açtığınızda dilerseniz klibi izleyebilir, dilerseniz ise arkaplanda –klip hiç gösterilmeden- sadece şarkıyı dinleyebilirsiniz.

Spotify Premium üyelikte olduğu gibi Youtube Music Key’de de çevrim dışı (offline) olarak telefonunuza indirdiğiniz müzik listelerini dinleyebiliyorsunuz.

Bu arada yenilik olarak takdim edilen “ad-free” yani reklamsız müzik dinleme uygulaması ise belirsizlikler içeriyor. Mevcut ifadelerde “ad-free” ikonunu gördüğünüz her durumda reklamsız müziğin keyfini çıkarabileceğimiz belirtiliyor fakat bunun hangi durumlar için geçerli olduğu zaman içinde netlik kazanacak gibi. Yani diğer bir yorumla, Youtube’un içerik sağlayıcılarla yapacağı anlaşmalarla şekillenecek!

Şimdilik ilan edilen fiyat 9.99$, ama tanıtım mahiyetinde $7.99 aylık abonelik mümkün. Bu gidişatla müzik dinleyicilerinin Spotify veya Rdio gibi rakipleri yerine neden kendilerini seçeceklerini net olarak söylemek imkânsız. Resmi müzik videolarını da izleyebilme ve belirsiz bir ad-free opsiyonu dışında büyük farklar yaratan yönleri ben göremedim, bakalım burada uygulamaya başlanınca nasıl bir tepki görecek?..

Youtube Music Key Beta tanıtımı için isterseniz resmi sitesine bir bakın: https://www.youtube.com/musickey


21 Kasım 2014 Cuma

Billboard 200 indeksi ve Streaming Mevzuları




Billboard, Billboard 200 listesi için değerlendirme sistemine online dinlemeleri (streaming) de ekleyeceğini açıkladı. “Sadece geçen yıl online dinleme platformlarına üyelik sayılarındaki artışa bir baktığınızda bile bunların rüştünü ispatladıklarını görebilirsiniz, artık bize de hamle yapmak düşüyor", şeklinde konuştu Billboard’dan Bill Werde.

2012 yılına kadar geri götürülecek bu yeni değerlendirme usulünde, albüm satışları yine en büyük katsayıyı sağlayacak gibi. Billboard da yaptığı açıklamada yeni formülün büyük kırılmalara yol açmayacağını tahmin ettiklerini belirtiyor. En fazla bazı şarkıların birkaç basamak yükselip/düşmesi yaşanabilirmiş. Hemen belirtelim Maroon 5 bundan avantaj sağlayacaklar arasında!

Fakat ilerleyen süreçte internet bazlı dinleme platformlarının bu albüm satış değerlerini geçebileceği de belirtiliyor.

Billboard yaptığı açıklamada, her 1500 dinlemeyi 1 albüm satışıyla eşitlemeyi planladığını ifade etti. Zaten sistemde online bazlı single satışları daha evvel ilave edilmişti, her 10 single şarkı satışı 1 albüm satışına tekabül ediyordu.

Billboard’u bu metrik sistem değerlendirmesine iten nedenler Billboard Veri Değerlendirmeleri Başkan Yrd. Silvio Pietroluongo’ya göre oldukça mantıklı gözüküyor. Pietroluongo, albüm satışlarının günümüzde ilk tepki, ilk izlenim olarak algılanabileceğini ve neredeyse ilk haftanın sonunda bu satışların büyük bir düşüşe geçtiğini vurguluyor. Online dinlemeler ise müzik eserlerinin daha uzun süreler revaçta kalabildiğini ortaya koymakta. “Bir albümü alan kişi belki onu bir iki defa dinliyor fakat içlerinden bir şarkıyı 100 kez dinleyebiliyor” diye ekliyor Pietroluongo

Listeyi hazırlarken en çok Nielsen's datalarından yararlanan Billboard, onların yaptığı anketlerden de oldukça etkilenmiş görünüyor. Çünkü Nielsen’s, anketlerde müzik fanlarının yüzde 80’inin son altı ay içinde en az bir defa  online müzik dinlediklerini açıklıyor!

Aslında bu streaming savaşları son zamanlarda müzik endüstrisinde büyük çalkantılara yol açmakta. Taylor Swift örneğiyle iyice gündeme oturan streaming meselesi, esasında endüstrinin yeni bir dönüşüme giriş sürecinin sancılarından ibaret (Taylor Swift’in bu konu hakkındaki Yahoo röportajına ulaşmak için tıklayın).  




Artık müziğin ticari bir değer olmasının muhteviyatı değişiyor sanki. Evet, müzik üreticileri hala üretimlerinden para kazanabilecekler fakat artık bunun ödeme yöntemlerinde değişim söz konusu. Online dinleme platformlarının –Spotify öncülüğünde- bedava müzik dinleme altyapılarını hızlandırmaları veya aylık aboneliklerle sınırsız müzik dinleme olanaklarının sunulması elbette albüm satışlarını dibe çekiyor. Bununla birlikte bu platformların reklam döngüleriyle artık müzik endüstrisinin yeni bir beslenme alanı ortaya çıktığı günlerdeyiz. İşte tartışmalarda da bu konu anahtar konumda. Çünkü nemalarda düşüş mevzu bahis!

Bu dev platformların müzik endüstrisini bir yöne doğru yöneltme girişimleri “müziğin acaba nihai kullanıcıya artık ücretsiz mi olacağı” tartışmalarını alevlendiriyor. Taylor Swift de böyle bir ortamda tüm müzik ürünlerini streaming platformlarından çektiğini açıklamıştı geçenlerde.

Beyonce de, en son albümünde adeta “global album release day” mevzusuna takarak tüm online piyasalarda ve müzik marketlerde albümün aynı zaman diliminde satışa sunulmasını organize ederek satış rakamlarını son yıllarda pek rastlanmayan oranlara yükseltebilmişti. Zaten bunun hemen akabinde, endüstri içindekiler dünya çapında ortak albüm çıkış günleri oluşturulması girişimlerine başlamışlardı. “Bunda başarılı olundu mu?”, bunu bir başka yazımda anlatmaya çalışayım ama di mi? :)

Taylor Swift’in tepkisi olumlu bir geri dönüş sağladı mı bilinmez ama Billboard’ın online dinlemeleri de Billboard 200 listesine ekleyeceğini açıklaması artık dünyadaki gidişatı daha netleştiriyor sevgili müzik üreticileri…



Haberle ilgili metin için tıklayabilirsiniz.


4 Ağustos 2014 Pazartesi

4 Temmuz 2014 Cuma

İşte YouTube'un Öne Sürdüğü Maddeler


Birkaç yazıdır dile getirdiğim gibi YouTube yeni müzik dinleme platformu oluşturma aşamasında. Bu nedenle Sony, Warner gibi dünya devleriyle uzlaşma görüşmelerindeydi ve müzakerelerden başarıyla da ayrıldı. Sırada sadece dünya müzik piyasasında söz sahibi olan irili ufaklı binlerce bağımsız müzik plak şirketleri kaldı. Onlar adına görüşmeleri yürüten Global Bağımsız Müzik Ağı (WIN) ise bu kadar kolay pes edecek gibi görünmüyor. Avrupa kolu IMPALA da konuyu çoktan AB gündemine taşıdı bile.

Aşağıdaki linkte YouTube'un dayattığı şartların sızdırıldığı bir site var, 32 sayfalık metni buradan inceleyebilirsiniz.




Sızdırılan metinden ilk olarak göze çarpan YouTube'un gelir paylaşımında mevcut platformlara göre daha düşük bir ödeme öngörmesi! Audio servislerinden %65 gelir paylaşımı taahhüt ediyor ve bunun da tam bir garantisi yok... (Spotify gibi benzerleri ise kapıyı %70'lerden açıyorlar, bilginize).

Yine uluslararası ilişkilerden tanıdığımız "most favorite nation" yaklaşımı burada da devreye giriyormuş. Yani eğer büyük plak şirketlerinden birisi YouTube ile belirlediği fiyatı düşürdüğünde -ki bu bağımsızlara yapılan ödemelerden de düşük ise- YouTube sözleşme gereği bağımsızların gelir paylaşım yüzdesini de düşürebilecekmiş. Anlaşılan "büyükler" yine pastayı paylaşıyor!

Dahası, Spotify ve Rdio gibi platformlar her dinlemeyi bir gelir olarak görüp plak şirketi ve hak sahiplerine buna göre ödeme yaparken, YouTube ise yalnızca reklam gösterilen videoları hesaba katmaktaydı, bu şekilde yeni müzik dinleme platformunda da benzeri problemler görülecek gibi, yani royalty ödemeler konusunda YouTube'un eli çok daha sıkı olacak gibi...


Şu makaleye de göz atabilirsiniz;



5 Haziran 2014 Perşembe

Spotify: Kötünün İyisi Mi Demek Lazım?..





Geçtiğimiz günlerde CMU (Complete Music Update) Digest müzik endüstrisi raporunda ilginç bir ayrıntı dikkatimi çekti. CMU internet sitesinde yayımlanan haberde sanatçılarla yapılan ankete dair bazı sonuçlara değiniliyor. Burada sanatçıların geniş bir yelpazeden seçilmesi ve hakkaniyetli bir sonuca ulaşılabilmesi için FAC'in (Featured Artists Coalition) yardımına başvurmuşlar. Neticede anaakım dev plak şirketlerinin önemli sanatçılarından, kendi yapımlarını gerçekleştirenlere, bağımsız sanatçılara kadar olabildiğince farklı kesimlerden bir grup derlenebilmiş.

Burada haklı bir tespitle başlıyorlar yazıya; müzik endüstrisi için çok fazla araştırma yapılıyor fakat müziği üretenler olmadan hiç bir şey için çaba harcamaya gerek kalmayacaktır! 

Bundan sonrası çarpıcı gerçeklere geçilmesi... Sanatçılara sorulan sorulardan yalnızca %50'sinin online müzik dinleme (music streaming) üzerinden kendisine ne kadar ödeme yapıldığının farkında olduğunu ortaya koyuyor. Pardon pardon yanlış yazdım, bu oran sadece Spotify için geçerli! Deezer, Rdio, YouTube, Vevo gibi diğer platformlar için oran daha da düşüyor. Anlaşılan bu streaming platformlarından başlayarak dağıtımcılara, oradan da plak şirketlerine uzanan ciddi bir bilgi saklama (veya bilgiye ulaşamama) durumu yaşanmakta.

Diğer yandan, bağlı oldukları plak şirketlerinin online dinleme başına bu platformlardan ne kadar gelir elde ettiğini bilen sanatçıların oranı maalesef %33'lere düşüyor!

Makalenin devamına buradan göz atabilirsiniz 

Benim dikkatimi çeken Spotify'in görece yüksek bilgi paylaşım çabası. Demek kötünün iyisi olarak sınıflandırabileceğimiz bir platform, Spotify. 

Aşağıdaki linkte Spotify'in çalışma biçimi ve sanatçıların bilgiye erişebilmesine yönelik oluşturdukları blog yapılanmasına dair bilgiler mevcut. Diğer platformlarda bu boyutta bir çalışma olduğunu sanmıyorum, varsa da beni bilgilendirin arkadaşlar! :)

http://www.spotifyartists.com/spotify-explained/

Şimdilik burada noktayı koyuyorum, ne kadar uzun yazı o kadar az okuyucu olarak dönüyor günümüzde! :)

29 Mayıs 2014 Perşembe

YouTube Müzik İşine Giriyor!


YouTube’un tavizsiz tutumu nedeniyle, dünyadaki bağımsız müzik şirketlerini bir araya getiren Global Bağımsız Müzik Ağı (WIN) kamuoyuna isyan edercesine seslenmek zorunda kaldı. Kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde şimdiye kadar Sony, Warner ve Universal gibi ana akım plak şirketleri YouTube’un dayattığı yeni müzik stratejisine oluru vermişlerdi. Geriye neredeyse tek kalan WIN ise görüşmelerde istediğini alamadığı için “gereksiz ve kabul edilemez önerilerle” dolu bu dayatmayı kamuoyuyla paylaşma gereği duydu.

Peki YouTube’un şimdiye kadar yürüttüğü albüm kapağı (static image) altında şarkıları dinletme yöntemi yani kabaca her şeyi bir videoymuş gibi gösterme yönteminde ne gibi bir değişim oluyor?



YouTube, dünyadaki video paylaşım siteleri arasındaki liderliğini sürdürmeye devam etmekten geri adım atmış değil, hala video platformu en büyük silahı. Fakat artık bunun dışındaki bir mecraya da adım atmaya karar verdi!

Yapılan istatistiklerde YouTube’un aynı zamanda en büyük müzik dinleme (streaming) sitesi de olduğunu ortaya koyuyor. Yukarıda değinildiği gibi eskiden beri tüm audio dosyalarını yani şarkıları bir resim veya video klip ile birlikte eklemek zorunda olduğumuz YouTube, önümüzdeki günlerde iTunes veya Spotify gibi streaming üzerine kurulu dijital ses platformlarını alaşağı etmek için hamlesini yapıyor.

Geçen yılın Kasım ayında akıllı telefonlar için geliştirdiği aplikasyonunda güncellemeye giden YouTube’un, bilgisayar çakallarının gözünden kaçmayan bir şeylere kalkıştığı anlaşıldı. Uygulamada bazı özellikler Deezer, Spotify, iTunes gibi dijital platformları çağrıştırıyordu. Bu sır bir süre büyük dedikoduları beraberinde getirdi ve bu yılın başından itibaren gizli görüşmeler medyaya yansımaya başladı.


Neyse bizim konumuzdaki başrol oyuncusu WIN, YouTube’un kendilerine insanı koşullar öne sürmediğini dile getiriyor. Bununla yetinmeyip eğer önlerine konan sözleşmeyi kabul etmedikleri takdirde tüm WIN üyesi bağımsız plak şirketlerinin kataloglarının YouTube tarafından bloke edilebileceği tehdidini de yapmış YouTube. Üstelik görüşmelerde bu hükmün müzakere edilemez olduğunu da vurgulamaktaymış yani “ya imzalayın sözleşmeyi ya da biz gereğini yaparız” durumu. WIN’e göre tıklama, izleme başına ödeme ve diğer türlü reklam gelirlerindeki komisyon oranlarının da Spotify gibi dijital mecralara göre fiyat kırmaya yönelikmiş. Yani YouTube, çok daha az ödemelerle Pazar lideri olmayı kafa strateji olarak belirlemiş gibi duruyor!

Tabii biz bu lafları kapalı kapılar ardındaki görüşmeleri bilemeden, basına yansıdığı ölçülerde yazıya dökebiliyoruz. Ama şurası da gerçek ki 3 dev şirketin (Sony, Warner ve Universal) bu yeni üyelikli müzik platformu projesine lisans vermesi, YouTube’un elini oldukça güçlendirmiş.

WIN Başkanı (aynı zamanda İngiltere Bağımsız Müzik Örgütlenmesi Bşk.) Alison Wenham’a göre üyelerinin çoğu zaten küçük işletmeler ve gelirlerinin önemli bir bölümünü müzik streaming üzerinden kazanmaktalar. “Bu sayede yeni yeteneklere yatırım yapabiliyorlar. Şimdi karşılarına bu alandaki dünyanın en büyük şirketi çıkmış ve şu şartları kabul edeceksiniz yoksa streaming marketindeki yerinizden olursunuz” diyor Wenham.

Şimdi YouTube’dan stratejisini tekrar acilen gözden geçirmesini ve MTV’nin on yıl önce bağımsız müzisyenleri küçük gören yaklaşımını tekrarlamamasını talep ediyorlar. Sözleşme şartlarında iyileşmeye gidilmesinin tüm taraflar için olumlu olacağını yani bu durumda “win win” durumunun yaşanabileceğini dile getiriyorlar.

Bakalım karşı taraftan gelen cevap nasıl olacak, takipteyiz! :)


Tabii bunun yine büyükler arası bir mücadele olduğunu, müzik endüstrisinin koloni yaratma çabasının bir başka tezahürü olduğunu düşünenler de bir hayli fazla. Özellikle ürettiğinin karşılığını alamayan ve sömürülen müzisyenler başta olmak üzere!
 
Blogger Templates